Sınırda Karbon Düzenleyici Mekanizması (SKDM), Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın köşe taşlarından biri olarak iklim değişikliğiyle mücadelede önemli bir adımdır. 16 Mayıs 2023 tarihinde Avrupa Birliği Resmî Gazetesi’nde yayımlanan (EU) 2023/956 sayılı Tüzük ile yürürlüğe giren SKDM, AB’nin emisyon azaltım politikalarını destekleyerek karbon sızıntısı riskini bertaraf etmeyi amaçlamaktadır.
SKDM’nin temel hedefi, daha düşük iklim politikalarına sahip ülkelere üretimin kaymasını önlemektir. Bu mekanizma, AB’ye ithal edilen ürünlerin üretiminden kaynaklanan karbon emisyonlarını AB Emisyon Ticareti Sistemi’ne (ETS) yansıtmak suretiyle işler. Böylelikle diğer ülkelerde daha temiz üretim teşvik edilirken, AB üreticilerinin rekabet gücü korunmuş olur.
İlk aşamada SKDM, yüksek karbon sızıntısı riski taşıyan altı sektörü kapsayacaktır: çimento, demir ve çelik, alüminyum, gübre, hidrojen ve elektrik. Geçiş dönemi 1 Ekim 2023’te başlayıp 2025 sonuna kadar sürecektir. Bu dönemde AB ithalatçıları, finansal bir yükümlülük altına girmeyecek; yalnızca ithal ettikleri ürünlerin gömülü emisyonlarını raporlayacaklardır.
2026’da tam olarak yürürlüğe girdiğinde ise AB ithalatçıları SKDM sertifikalarını almaya başlayacak ve sertifika fiyatları AB ETS piyasasındaki fiyatlara göre belirlenecektir. İthalatçılar, önceki yılın ithalat hacimlerini ve gömülü emisyon verilerini beyan ederek karşılık gelen sertifikaları teslim edeceklerdir.
Ayrıca, üçüncü ülke üreticilerinden doğrulanmış bilgiler temelinde, ithal edilen ürünlerin üretiminde karbon fiyatı ödendiğini kanıtlayan ithalatçılar, bu maliyeti nihai ödemelerinden düşebilecektir.
SKDM, karbon vergileri gibi düzenlemeler aracılığıyla yüksek emisyonlu ürünlerin maliyetini düşük emisyonlu alternatif ürünlerle dengelemeyi hedefleyen bir adımdır. Bu mekanizma, karbon sızıntısı riskine karşı etkili bir çözüm sunarken AB’nin iklim hedeflerine ulaşmasına da katkıda bulunmaktadır.
SKDM’nin uygulanması küresel ticarette önemli değişikliklere yol açabilir; ancak karbon emisyonu azaltım hedeflerine ulaşma yolundaki bu adım, gezegenimizin geleceği açısından kritik öneme sahiptir.