CBAM'ın Alüminyum Sektörüne Etkisi: Kapsamlı Analiz
CBAM alüminyum sektörünü nasıl etkiliyor? Birincil ve ikincil alüminyum farkı, dolaylı emisyonların önemi ve Türk alüminyum ihracatçıları için uyum rehberi.

Alüminyum Sektörü Neden CBAM'ın En Hassas Alanlarından Biri?
Alüminyum, CBAM kapsamındaki sektörler arasında belki de en dikkat çekici olanı. Bunun temel nedeni, alüminyum üretiminin son derece enerji yoğun bir süreç olması ve dolayısıyla karbon emisyonlarının büyük bölümünün dolaylı yoldan, yani elektrik tüketimi üzerinden gerçekleşmesi.
Birincil alüminyum (ham, boksit'ten üretilen) üretiminde ton başına enerji tüketimi 13.000-15.000 kWh'e ulaşabilir. Bu ölçek, üretimin yapıldığı ülkenin elektrik şebekesinin karbon yoğunluğunu CBAM hesaplamasının kritik bir değişkeni haline getirir. Türkiye gibi hâlâ kömür ve doğalgaz ağırlıklı elektrik üreten ülkeler için bu durum ciddi bir mali yük anlamına gelebilir.
CBAM Kapsamındaki Alüminyum Ürünleri
CBAM kapsamına giren alüminyum ürünleri, Birleşik Nomenclature (CN) kodlarıyla tanımlanmaktadır. Başlıca kategoriler şunlardır:
| Ürün Kategorisi | CN Kodu | Örnekler |
|---|---|---|
| Ham alüminyum (birincil) | 7601 10 | Elektrolizle elde edilen alüminyum |
| Ham alüminyum (alaşımlı) | 7601 20 | Alaşımlı külçe |
| Alüminyum tozları ve pullar | 7603 | İnce toz, pul |
| Alüminyum çubuk ve profiller | 7604 | Ekstrüzyon profiller |
| Alüminyum tel | 7605 | Elektrik iletkenleri |
| Alüminyum levha ve şerit | 7606-7607 | Levha, folyo |
| Alüminyum borular | 7608 | Soğutma boruları |
| Alüminyum yapısal ürünler | 7610 | İnşaat profilleri |
Birincil ve İkincil Alüminyum: CBAM Açısından Kritik Fark
CBAM hesaplamalarında alüminyum sektöründeki en önemli ayrım, birincil alüminyum (boksit'ten elektrolizle üretilen) ile ikincil alüminyum (hurda eritme ile üretilen) arasındadır.
Birincil Alüminyum
Birincil alüminyum üretimi Hall-Héroult süreciyle gerçekleştirilir ve oldukça yüksek elektrik tüketimi gerektirir. Bunun yanı sıra anot oksidasyonundan kaynaklanan doğrudan CO2 ve PFC (perflorokarbon) emisyonları da söz konusudur.
Birincil alüminyum emisyon profili:
- Doğrudan emisyonlar (anot oksidasyonu + PFC): 1,5-2,0 tCO2e/ton Al
- Dolaylı emisyonlar (elektrik): 6-15 tCO2e/ton Al (şebeke karbon yoğunluğuna bağlı)
- Toplam gömülü emisyon: 7-17 tCO2e/ton Al
İkincil Alüminyum
Hurda alüminyumun eritilmesiyle üretilen ikincil alüminyum, birincil üretimine kıyasla yüzde 90'a varan enerji tasarrufu sağlar.
İkincil alüminyum emisyon profili:
- Doğrudan emisyonlar: 0,1-0,3 tCO2e/ton Al
- Dolaylı emisyonlar (elektrik): 0,3-1,0 tCO2e/ton Al
- Toplam gömülü emisyon: 0,4-1,3 tCO2e/ton Al
Bu fark, CBAM maliyeti üzerinde çarpıcı bir etki yaratır. 70 EUR/tCO2e karbon fiyatı baz alındığında:
| Üretim Türü | Emisyon (tCO2e/ton) | CBAM Maliyeti (EUR/ton Al) |
|---|---|---|
| Birincil (kömür enerjili şebeke) | 15 | 1.050 |
| Birincil (yenilenebilir enerjili) | 2 | 140 |
| İkincil (hurda ergitme) | 0,7 | 49 |
Türkiye'nin Alüminyum İhracatı ve CBAM Riski
Türkiye, alüminyum profil ve işlenmiş alüminyum ürünleri üretiminde küresel ölçekte önemli bir konuma sahip. AB, Türkiye'nin en büyük alüminyum ürünleri ihracat pazarı konumunda.
Türkiye alüminyum sektörü profili:
- Türkiye birincil alüminyum üretimi sınırlı; ağırlıklı olarak ikincil alüminyum ve profil üretimi
- AB'ye ihracat: Ağırlıklı olarak ekstrüzyon profil, levha ve folyo
- Bu yapı, CBAM açısından görece avantajlı bir konuma işaret ediyor
Ancak Türkiye'deki elektrik üretiminin hâlâ fosil yakıt ağırlıklı olması, dolaylı emisyon hesaplarında risk yaratmaktadır. Türkiye şebeke emisyon faktörü 2022 verilerine göre yaklaşık 0,47 tCO2e/MWh olup bu değer, yenilenebilir enerjili sistemlere kıyasla çok yüksek.
CBAM Metodolojisi: Alüminyum Sektörü Özelinde
Doğrudan Emisyonların Hesaplanması
Alüminyum üretiminde doğrudan emisyonlar iki kaynaktan gelir:
- Anot oksidasyonu: Elektroliz sürecinde karbon anotların tüketimi sırasında CO2 açığa çıkar.
- PFC emisyonları: Anot etkisi (anode effect) sırasında tetraflorometan (CF4) ve hekzafloroetan (C2F6) gibi PFC gazları yayılır. Bunların GWP değerleri çok yüksek olduğundan (CF4 için GWP100 = 6.630) hesaplamalarda kritik önem taşır.
Dolaylı Emisyonların Hesaplanması
Alüminyum sektörü, CBAM kapsamında dolaylı emisyonları zorunlu olarak raporlamak durumundadır. Bu hesaplama:
Dolaylı Emisyon = Elektrik Tüketimi (MWh/ton Al) × Elektrik Emisyon Faktörü (tCO2e/MWh)
Elektrik emisyon faktörü olarak AB, belirli koşullar altında:
- Ulusal şebeke faktörü
- Tedarikçi bazlı faktör (yenilenebilir enerji anlaşması varsa)
- Bölgesel faktör kullanımına izin vermektedir.
Gömülü emisyon hesaplama yöntemleri hakkında kapsamlı rehbere ulaşın.
Dolaylı Emisyonları Azaltmanın Yolları
Alüminyum sektöründe CBAM maliyetini azaltmanın en etkili yolu, elektrik kaynağının karbonsuzlaştırılmasıdır. Bu amaçla kullanılabilecek yöntemler:
1. Yenilenebilir Enerji PPA Anlaşmaları
Güneş ya da rüzgar enerjisi üreticisiyle yapılacak uzun vadeli PPA (Power Purchase Agreement), tesisin elektrik emisyon faktörünü önemli ölçüde düşürür. Bu yöntem CBAM metodolojisinde kabul görmekte, ancak belirli belgeleme gereklilikleri karşılanmalıdır.
2. Çatı GES Yatırımı
Tesis üzerinde güneş paneli kurarak kendi elektriğini üreten firmalar, hem enerji maliyetini hem de dolaylı emisyon yoğunluğunu azaltabilir.
3. Akredite Yenilenebilir Enerji Sertifikası (GO/REC)
Garanti of Origin (GO) veya Renewable Energy Certificate (REC) satın alarak elektriğin yenilenebilir kaynaklı olduğu belgelenebilir. Ancak CBAM bu yöntemin kabul koşullarına dair özel gereklilikler belirlemiştir.
Alüminyum Sektörü için CBAM Uyum Takvimi
| Yükümlülük | Son Tarih |
|---|---|
| Yetkili beyan sahibi kaydı | 2026 başı |
| İzleme planı hazırlama | 2026 ilk çeyrek |
| 2026 yılı emisyon verisi takibi | Yıl boyunca sürekli |
| Akredite doğrulayıcı ile sözleşme | 2026 ilk yarısı |
| 2026 CBAM beyanı | 31 Mayıs 2027 |
| 2026 sertifika teslimi | 30 Haziran 2027 |
CBAM raporlama takviminin tüm kritik tarihlerini görmek için tıklayın.
Varsayılan Değerler: Alüminyum Sektörü için Risk
CBAM Uygulama Tüzüğü'nde alüminyum sektörüne ait varsayılan emisyon değerleri belirlenmiştir. Bu değerler genellikle sektörün ortalama emisyon yoğunluğunun üst bandını yansıtır.
Türkiye gibi ikincil alüminyum ağırlıklı bir üretim yapısına sahip ülkeler için varsayılan değerler olduğundan yüksek çıkabilir. Bu nedenle gerçek ölçüme dayalı veri sunmak mali açıdan kritik önem taşır.
Sık Sorulan Sorular
Alüminyum folyo CBAM kapsamında mı? Evet, alüminyum folyo (CN 7607) CBAM kapsamındadır.
İkincil alüminyum üreticileri birincil üreticilere kıyasla CBAM'dan ne kadar az etkilenir? Büyük ölçüde. İkincil alüminyumun emisyon yoğunluğu birincile kıyasla yüzde 90'a varan oranda daha düşük olabilir. Bu durum CBAM maliyetinde ton başına yüzlerce Euro fark anlamına gelebilir.
Alüminyum ekstrüzyon tesisi için dolaylı emisyonlar zorunlu raporlanıyor mu? Alüminyum için CBAM metodolojisi dolaylı emisyonları kapsamaktadır. Ekstrüzyon prosesi ağırlıklı olarak elektrik tüketir, dolayısıyla dolaylı emisyon raporlaması kritik öneme sahiptir.
Yenilenebilir enerji PPA anlaşması CBAM hesabında kabul görür mü? Evet, ancak belirli koşullar altında. PPA anlaşmasının uzun vadeli, fiziksel teslimat esaslı ve belgelenebilir olması gerekmektedir.
Türk alüminyum profil ihracatçıları hangi adımı öncelikli atmalı? İlk adım, tesis düzeyinde gerçek emisyon verisini toplamak ve bunu varsayılan değerle karşılaştırmaktır. Çoğu Türk ikincil alüminyum ve profil üreticisinin gerçek verisi varsayılan değerden düşük çıkacaktır.
Sonuç
Alüminyum sektörü CBAM kapsamında özel bir konuma sahip: dolaylı emisyonların ağırlığı nedeniyle elektrik kaynağı, maliyet belirleyicisi haline geliyor. Türkiye'nin ikincil alüminyum ağırlıklı yapısı görece avantaj sağlasa da bu avantajı rakamsal verilerle ortaya koymak ve doğrulatmak zorunlu.
Alüminyum tesisinizdeki CBAM gömülü emisyon hesaplamalarını yapmak, yenilenebilir enerji stratejinizi değerlendirmek veya doğrulama sürecinizi planlamak için CarbonEmit uzman ekibiyle iletişime geçin.
Bu makale, CBAM Tüzüğü (AB) 2023/956, Uygulama Tüzüğü (AB) 2023/1773 ve Uluslararası Alüminyum Enstitüsü (IAI) verileri esas alınarak hazırlanmıştır.


